Skip Navigation Links
Anasayfa
Radyo
Şair/Ses
Şiirler
Sesli Sözlük
Kayıt/Montaj
Seslendirme
Cıngıllar
Duyuru
İletişim
Skip Navigation Links
Günün Yıldızı
Haftanın YıldızlarıExpand Haftanın Yıldızları
Ünlülerden
Antolojimiz 2013
Bizden Biri
Makaleler
Etkinlikler
Video Şiirler
Anonsmatik
İngilizce Şiir
E-Posta/Kullancı Adı Şifreniz
 
 
   
 
ŞAİRLER YILDIZLI
ŞairTürk Tanışma Şöleni 2015
DUYURU
(4,96 /101)
ANNE
mustafadogan
(4,43 /7)
Çünkü Yalnız Ben
Zisan_Karamazi
(2,67 /3)
8
4,2
TÜKENDİ
DURSUN_DURUKAN
(3,94 /17)
VESVESELERİ BOĞDUM
tulay_polat
Şimdi Olmamak Vardı
POLAT_TEK
16
3,67
19
3,64
Dost Yarasıdır
Gariban
(4,2 /5)
Son Eklenen Metin Şiirler
Şimdi Olmamak Vardı
Aktif : 25
Bugün :   647
Toplam : 12787269
Toplam Üye: 6329
IP :   54.159.161.138
Başlangıç: 1 Mart 2011
 
Online Üyeler :  
 
Player yükleniyor...
Diğer Seslendirmeler (1)
 
Dünya Adaletsiz Çocuk! Dünya zorba.

Çıkar boynundan at o ipi çocuk!
Salıncaklar mı yok sana?
Kalk hadi o soğuk betondan,
Yatacak başka yer mi yok sana?
En sevdiklerimi verdim ölüme de;
Ben bu yaşımda gitmenin böylesini görmedim.
Kırılan bir boyun gibi orta yerinden kırıldığını ömrün...
Görmedim Ademoğlunun dalından koparılır gibi koparıldığını...

...ve böylelikle umut etme kabiliyetimizi aldılar elimizden.

Ne diyeyim, dilerim ihtiyacı olan birine gidiyordur bizden aldıkları umut!
Dünya adaletsiz çocuk!
Dünya zorba.

Elbet eşitleneceğiz o gün kıyamda.
Bu kekeme, toz ve duman sözlerimi iyi belle, Bahara kalmaz, gelirim yanına.


Seslendirme: Hakan B______
Karadayı - Nazif KARA şiir sahnesi (Çetin TEKİNDOR)
Müzik: Yazgı / Toygar IŞIKLI

...

Mesaj Gönder Arkadaş Ekle Favori Kişi Mail Gönder Bildir Şikayet Et Engelle
Ayakkabıcı, yeni getirdiği malları vitrine yerleştirirken, sokaktaki bir çocuk onu izlemekteydi. Okullar kapanmak üzere olduğundan, spor ayakkabılara rağbet fazlaydı. Gerçi mallar lüks sayılmazdı; ama küçük bir dükkan için yeterliydi. Onların en güzelini ön tarafa koyunca, çocuk vitrine doğru biraz daha yaklaştı. Fakat bir koltuk değneği kullanmaktaydı. Hem de güçlükle.
Adam ona bir kez daha göz attı. Üstündeki pantolonun sol kısmı, dizinin alt kısmından sonra boştu. Bu yüzden de sağa sola uçuşuyordu. Çocuğun baktığı ayakkabılar, sanki onu kendinden geçirmişti. Bir müddet öyle durdu. Daldığı hülyadan çıkıp yola koyulduğunda, adam dükkandan dışarı fırlayıp:

- Küçük!. diye seslendi. Ayakkabı almayı düşündün mü? Bu seneki modeller bir harika!.

Çocuk, ona dönerek:

- Gerçekten çok güzeller!. diye tebessüm etti. Ama benim bir bacağım doğuştan eksik.

- Bence önemli değil!. diye atıldı adam. Bu dünyada her şeyiyle tam insan yok ki!. Kiminin eli eksik, kiminin de bacağı. Kiminin de aklı ya da vicdanı. Küçük çocuk, bir şey söylemiyordu.

Adam ise konuşmayı sürdürdü:

- Keşke vicdanımız eksik olacağına, ayaklarımız eksik olsa idi.

Çocuğun kafası iyice karışmıştı. Bu sefer adama doğru yaklaşıp:

- Anlayamadım!. dedi. Neden öyle olsun ki?

- Çok basit!. dedi, adam. Eğer vicdan yoksa, cennete giremeyiz. Ama ayaklar yoksa, problem değil. Zaten orada tüm eksiklikler tamamlanacak.

Hatta sakat insanlar, sağlamlara oranla daha fazla mükafat görecekler…
Küçük çocuk, bir kez daha tebessüm etti. O güne kadar çektiği acılar, hafiflemiş gibiydi. Adam, vitrini işaret ederek:

- Baktığın ayakkabı, sana yakışır!. dedi. Denemek ister misin?

Çocuk, başını yanlara sallayıp:

- Üzerinde 30 lira yazıyor, dedi. Almam mümkün değil ki!.

- İndirim sezonunu, senin için biraz öne alırım!. dedi adam. Bu durumda 20 liraya düşer. Zaten sen bir tekini alacaksın, o da 10 lira eder.

Çocuk biraz düşünüp:

- Ayakkabının diğer teki işe yaramaz!. dedi. Onu kim alacak ki?

- Amma yaptın ha!. diye güldü adam. Onu da sağ ayağı eksik olan bir çocuğa satarım. Küçük çocuğun aklı, bu sözlere yatmıştı. Adam, devam ederek:

- Üstelik de öğrencisin değil mi? diye sordu.

- İkiye gidiyorum!. diye atıldı çocuk. Üçe geçtim sayılır.

- Tamam işte!. dedi adam. 5 Lira da öğrenci indirimi yapsak, geri kalır 5 lira. O da zaten pazarlık payı olur. Bu durumda ayakkabı senindir, sattım gitti!. Ayakkabıcı, çocuğun şaşkın bakışları arasında dükkana girdi. İçerideki raflar, onun beğendiği modelin aynısıyla doluydu. Ama adam, vitrinde olanı çıkarttı. Bir tabure alıp döndükten sonra çocuğu oturtup yeni ayakkabısını giydirdi. Ve çıkarttığı eskiyi göstererek.

- Benim satış işlemim bitti!. dedi. Sen de bana, bunu satsan memnun olurum.
Şaka mı yapıyorsunuz? diye kekeledi çocuk. Onun tabanı delinmek üzere. Eski bir ayakkabı, para eder mi?

- Sen çok câhil kalmışsın be arkadaş.. dedi, adam. Antika eşyalardan haberin yok herhalde. Bir antika ne kadar eski ise o kadar para tutar. Bu yüzden ayakkabın, bence en az 30-40 lira eder.
Küçük çocuk, art arda yaşadığı şokları üzerinden atabilmiş değildi. Mutlaka bir rüyada olmalıydı. Hem de hayatındaki en güzel rüya. Adamın, heyecandan terleyen avuçlarına sıkıştırdığı kağıt paralara göz gezdirdikten sonra, 10 liralık banknotu geri vererek:

- Bana göre 20 lira yeterli.. dedi. İndirim mevsimini başlattınız ya!..

Adam onu kıramayıp parayı aldı. Ve bu arada yanağına bir öpücük kondurdu. Her nedense içi içine sığmıyordu. Eğer bütün mallarını bir günde satsa, böyle bir mutluluğu bulamazdı. Çocuk, yavaşça yerinden doğruldu. Sanki koltuk değneğine ihtiyaç duymuyordu. Sımsıcak bir tebessümle teşekkür edip:

- Babam haklıymış!. dedi. ‘Sakat olduğum için üzülmeme hiç gerek yok!’ demişti.

...





Kiminle güleyim kalmadı neşem
Sarıldı gam ile bütün dört köşem
Bu zamanda kime dost diyip düşem
Bütün yaralarım dost yarasıdır


Nice zarar gördüm ahbaptan dosttan
Güz gelmeden bana bozdurdu bostan
Beni dostlar etti dillere destan
Bütün yaralarım dost yarasıdır


Dost için canımı yakardım nara
Dost için dünyada ermedim kara
Dost için kendime çok açtım yara
Bütün yaralarım dost yarasıdır


Ben Ayhan Kara aşığım kaderim böyle
Halden bilen bul da derdini söyle
Kötülük edene sen iyilik eyle
Beni yaralayan dost yarasıdır


Ayhan Kara
...

takipsiz şimdi Alageyik
toroslara dargın
dolu dizgin koşuyor
Tanrı dağlarına
bilir ki bin kere can verdi Halil
düzenin namlusunda
yakarışı ünler eski çağları


Altaylardan ötesi bilmez bizi
berisinde kendimi ararım
toprağı yara yara


Tuna’da abdest alsın
umutların sevdiğim
dur kıyama
selam götür
yaşlanmadan göçen canlara
beş vakit olsun kurtul esaretten
dualar adımlarıma yoldaştır


halamın seccadesinde sevmişim dini İslamı
bu yüzden dinsiz der düzen adıma
toprak kokan bakışların
rızasını ararım köhnemiş meydanlarda
Karacaoğlan’ın sazı lazım değil bana
bir Köroğlu bir Ayvaz düşelim yola
Çamlıbel de kurt ulur
namlu doğrulur kuzuya
düşer tetik
söver mazim yüzüme
özüm ol ki
sözüm olsun tarihe


ela gözlerinde izledim yurdumun matemini
ben yıkıldım sen ağladın
yeşil tülbentin hırsızların ellinde sancak
bir rüzgar esti
kokusu süzüldü yanaklarımdan
gözyaşım Turan kadar mübarek


altmış üç çocuk hıçkırıyor dudağında
Hocalı mısın ?
Bişkek yaylasında Aybüke mi adın
bir rüzgar alır taşır saçlarına
Kerkük’ün yasını
bezirganların elinde üç kuruşa satılan
feryadın mı
Ak sakallı bilgeler
Türk demiş neslime
ismim kadar yalnızım bugün


köşe başında vuruluyor hayallerim
dudağımdan süzülüyor soylu emanet
minderimi hazırlarken gökyüzünde dervişler
Selanik ezgisi çınlıyor kulaklarımda
bakışlarıma değiyor duruşu
kollarını kaldırmış
toprağa diz vuruyor Mustafa Kemal
düşüyorum ölüyorum
ve mavi gözlerinde diriliyorum
tut elimden sevdiğim sonsuzluğa yürüyorum
sevdanın en hası ile



...
...

Elizan


Uyku kesiği düşlemler ardı
Pürtelaş sancılara gebe senliğim…


Elizan!

Ç/ay demi dinginliği sarılı flularında
Pespaye aşklara selam durmaktayken hayat
Dudağında düne yazılı bir türküyle
Ses eskisi bakışların
Müptela sarhoşluklar yayar

Gaz lambası fitillerinde tütsülenir sayrılar
Kadeh uçlarında dudak izlerine asılırken kelam
Bazen kızıla bulanır rakının dibi
Tan doğurur mehtaplar batırır pervasızca

Elizan!

Gece söylemlerinin asude yıldızı
Körpe göçlerin asi kızı

Gökkuşağı gölgelerine saklanır yalnızlık
Tükenmez aşk soylu yetinmeler

Çekilir üstüne gün yorganlarını
Yakılır dün nağmeleri gramofon iğnelerinde
Bekler hayat
Vurulur çocuklar gülüşlerinden…

Elizan!

Tan dolgusu türkülerin halay başı
Tutkun ölgülerin güz gülümü

Her hayat bir uzunçalar
Kısagenlerinde uçurtma savrumları misali
Gramafon çığlıklarıyla
“Yine gam yükününün kervanı gelir”
Akşam uzantılarında us sus olur

Elizan!

Gün kaçkını gülümsemelerine inat
Gece iç güveyi yalnızlıklarına sobe

Düşkün hatıralar s/arar yokluğunu
Düşünler öfke salınımlarına döner
Sessizliğe arşınlanır vedalar

Güz s/ağırımları
Hasret demler yakamoz gölgelerinde
Sırnaş duygulara kapılır yok yanlar
Yıldızlara merdiven kurar düşlemler

Çığlık çığlığa yapraklar
Bir es beklerken eylülden
Kızıl bürünür düş
Hazan keser us
Diner sancısı baharın

Vurur ahir zamanlarda
Elizan ardılı hayat/kabılar…


...
Sevgiyi aradım bir ömür boyu,
Hiç mutlu olmadım sensiz yıllarda.
Gözlerde muradım kahveden koyu,
Bir kere gülmedim sensiz yıllarda.


Kapkara bahtıma hep boyun eğdim,
Saklı huylarıma sitemle değdim,
Saf, naif ruhumla hasmıma yeğdim,
Kendimi bilmedim sensiz yıllarda.


Yâr seven yürekler yaşamı sever,
Her zaman tertemiz kuşamı över,
Her kimi incitse dizini döver,
Neşeyle dolmadım sensiz yıllarda.


Mantıklı olmayı senden öğrendim,
Hainden, namertten, hinden iğrendim,
Sabırsız huyumla böyle kıvrandım,
Hiç güven bulmadım sensiz yıllarda.


Değerin bendedir mahşere kadar,
Şu gönül her şeyi sevgine adar,
Gözlerim ardında özlemi tadar,
Hülyaya dalmadım sensiz yıllarda.


Alptekin Yazar

...

 

muazzam

Tebrikler....

Cevap Yaz
hakanb

Teşekkürler, keyifli seyirler..

Cevap Yaz
mustii67

tebriklerrrr..

Cevap Yaz
hakanb

Tesekkurler, keyifli seyirler..

Cevap Yaz
lektor

hakan abi sesin mükemmel..müthiş okuyorsun.il defa bukadasr çok şiir dinledim sayende.

Cevap Yaz
hakanb

teşekkürler kardeşim. uzunca bir süredir bu platforma girmedim, mesajlara cevap verme şansım olmadı. keyifli dinlemeler olsun.

 
     
Şiir : Dünya Adaletsiz Çocuk! Dünya zorba.
Seslendiren : hakanb
Dinlenme : 11754
Şair : ...
Okunma : 12048
Ses Yıldızı : 4,17 6 kez
Tarih/Saat : 16.02.2013 / 12:56
Gönderen : hakanb
Kategorisi : İnsan
İndirilme/Yorum : 3 / 6
Ses Yıldızı
Seslendirenler YILDIZLI SESLER
Şairtürk Tanışma Şöleni 2015
DUYURU
( 4,96 / 101 )
Anne
mustafadogan
( 4,43 / 7 )
Gün/Eşimi Kaybettim
melekosahin
( 4,33 / 6 )
Dost Yarasıdır
Gariban
( 4,2 / 5 )
Altaylar’Dan Ötesi Bilmez Bizi
cimlerinmelodisi
( 4,2 / 5 )
Elizan
mavisecki
( 4,2 / 5 )
Üç Nokta...
byYOLCU
( 4,13 / 8 )
Böyle Ansızın Gitmeyecektin
AyRiLiK
( 4 / 4 )
Tükendi
DURSUN_DURUKAN
( 3,94 / 17 )
Aklım Betimleyemez Oldu Seni
nural
( 3,89 / 9 )
Gurbetten Kardelene
celalkeklikci
( 3,83 / 6 )
Ayakkabıcı Ve Çocuk (Hikaye)
Remzi_KURNAZ
( 3,67 / 3 )
Çünkü Yalnız Ben
Zisan_Karamazi
( 2,67 / 3 )
Son Eklenen Sesli Şiirler
Ayakkabıcı ve Çocuk (Hikaye)
ŞairTürk Tanışma Şöleni 2015
Geçmekte Güzeller…
Gönlüm Seni Arıyor...
ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ ANISINA
BİR GÜL BAHÇESİNE GÖMÜN BENİ ÖLDÜĞÜM ZAMAN
KEYFİMİN STABİL KÂHYASINA NOTLAR
ŞairTürk Tanışma Şöleni 2015
ŞairTürk Tanışma Şöleni 2015
Affet,Bu gece seni Sevmekten Vazgeçtim...
BEKLERİM GÜNDÜZ GECE..!
Site kurallarını okumak için tıklayınız Her Hakkı Saklıdır© 2010 web:iletisim@serkanweb.com

Üye Olarak Giriş Yapmalısınız..